İçeriden Şampiyon Bilgileri: Noxus'lu Caps, Kled

Yazan Cactopus

Noxus askerleri "caps" yapsa nasıl bir şey olurdu?

Bu tuhaf bir soru olabilir ama 1940'lara yönelik biraz tarih araştırması yapıp II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'da görev yapan Amerikan askerlerini incelerseniz cevaba ulaşmanız işten bile değil. O zamanlar internet yoktu ama grafiti şeklinde bir "caps" kıtanın dört bir yanını sarmıştı: Bir duvarın üstünden kafasını uzatmış, devasa burunlu, ufak tefek, kel bir adam. Bu adamın adı Kilroy'du.

Kilroy'un tam olarak nereden geldiği veya ilk kimin kaleminden çıktığı bilinmiyor. Bazıları Kilroy'un adını 40'lı yıllarda liman müfettişliği yapan bir Amerikalıdan aldığını söylüyor; ancak çok benzer bir resmin I. Dünya Savaşı sırasında da Avustralyalı askerler arasında yayıldığına dair söylentiler yok değil. Kökeni ne olursa olsun, Amerikan askerleri bir geceliğine gözaltına alınmaları pahasına bile ele geçirdikleri bölgelere Kilroy'u çiziktirmeden duramıyordu. Askerlerin gözünde Kilroy zaferlerini, değerlerini ve kimliklerini temsil eden bir simgeydi. Kilroy o askerlerin ruhuydu.

Tıpkı Noxus askerlerinin ruhu olan Kled gibi.



NOXUS'UN KANA SUSAMIŞ TÜY YUMAĞI RUHU


Noxus ordusunun alt rütbelerinde görev yapanlar için hayat hiç de kolay sayılmaz. Bu işte hayatta kalmak için savaşı sevmeyi öğrenmeniz, ödleklikten nefret etmeniz ve kanla yazdığınız zaferlere ulaşmak için didinmeniz gerekir.

İşte bunu aklımızda tutarak Noxus savaşçılarının değerlerini zorlayacak bir karakter hayal etmeye çalıştık: Savaşa yardıra yardıra atılmaya ve hasımlarını kese biçe ilerlemeye bayılan, aksi bir yaratık. Dövüşten asla kaçmayan, her zaman sonuna kadar gitmeyi isteyen biri Kled. Bu askerlerin ideallerini gözünü kan bürümüş, binekli bir yordle askerden daha iyi ne temsil edebilirdi ki?

Böylece aşırı agresif oynanışı teşvik edecek bir şampiyon geliştirmek için kolları sıvadık. Başlarda karakterin nasıl görüneceğine dair bir fikrimiz olmadığı için tasarımcılarımız mevcut varlıklarımızı derleyip bir prototip hazırladı. İlk model, tam anlamıyla Beyefendi Gnar'ın minik bir Hecarim'in sırtına atlamış hâliydi.

"Bineğinizden düştüğünüzde minik Hecarim kaçıp gidecek ve Gnar bir başına kalacaktı," diye anlatıyor şampiyon tasarımcısı Iain "Harrow" Hendry. Sonra da gülümseyerek ekliyor: "Bazen fikrinizi kabul ettirmek için çarpıcı bir prototipe ihtiyacınız olur."

Genellikle üst koridor için tasarlanan çevik SG şampiyonları (bizim deyişimizle "biçiciler") söz konusu olduğunda akla Yasuo, Riven ve Tryndamere gibi isimler geliyor. Bunlar gözünü genelde haddinden fazla karartmayı seven oyuncular için tasarlanmış şampiyonlar. Harrow'a göre bütün bu karakterler azimli oyunculara uygun, azimli şampiyonlar. "Bunlar acayip ciddi kılıçları olan acayip ciddi insanlar," diyor Harrow. "Bizim amacımızsa Kled'i biçici akranlarına göre daha eğlenceli bir karaktere dönüştürmekti."

Kled'in yeteneklerini tasarlarken savunmaya yönelik veya "güvenli" hissettiren herhangi bir niteliği olmasın diye kılı kırk yardık. Kled'in yaptığı her şeyin özünde saldırgan, riskli eylemleri teşvik edip ödüllendirmek yatıyor. Ultisinden kalkan edinebilmek için savaşın orta yerine bodoslama hücum etmesi gerekiyor. Bineksiz hâldeyken "çatışmadan düşürmeye yönelik" Cep Piştovu hamlesini yaparken bile silahını patlatıp kendisini geri savuruyor.

Kled'i ilk andan itibaren Sejuani'nin "ağır süvari" rolüne kıyasla bir nevi "hafif süvari" gibi düşündük ama Kled'i domuz sırtındaki bu ormancıdan ayırt etmenin farklı yolları da var. Sejuani'nin tematik sıkıntılarından biri, mekaniklerinin domuzu Bristle ile etkileşimi öne çıkarmaması. Başka bir deyişle Bristle'ı altından çekip alsak ve Sejuani'yi iri kıyım bir hanıma dönüştürsek bile oynanışı fazla etkilenmezdi.

Peki, bu durumu Kled için nasıl düzeltebilirdik? Kled'in bineğiyle nasıl bir ilişkisi olabilirdi?


YORDLE VE ÖDLEK KERTENKUŞUMSU YARATIĞI


Kled bir yordle olabilir ama bu illa sevimli olması gerektiği anlamına gelmiyor. Sanat ekibinin başındaki Edmundo "odnumde" Sanchez bu noktada "Noxus'lular sevimliliğe değer vermiyor," diyor. "Kled tuhaf mı tuhaf minik bir gulyabaniye benziyordu ve biz de böyle bir tarz istiyorduk. Çok kötücül görünmesi gerekiyordu."

Öte yandan "ödlek binek" temasına uyması için Skaarl'ın biraz daha şapşik görünmesi gerekiyordu. Skaarl'ın tasarımının ilk adımlarında gergedan, kurbağa ve akbaba gibi çeşitli hayvanlarla denemeler yaptık. Hatırlayanlar varsa bunlar Donkey Kong Country oyunundan fırlamışa benzeyen binekleri andırıyor ama Skaarl'ın oynadığı rol düşünülürse bu gayet yerinde bir yaklaşım: Sonuçta Skaarl da her an fıçıdan fırlayabilecek çizgi film karakterlerine benziyor. "Donkey Kong çağrışımı kasıtlı bir şey değildi ama şaşkaloz bir yaratık olmasını istiyorduk ve bu şekilde istediğimizi yakaladık," diyor odnumde.

Kled'in "ya agresiflik ya da hiç" tasarımının bir tek istisnası var: Başlangıç platformuna dönerek Skaarl'ın sırtına yeniden atlayabilmesi. Aslında bu oyuncu beklentilerini göz önünde bulundurarak vermek zorunda olduğumuz bir ödündü. LoL'deki diğer şampiyonlar için üsse başarıyla dönmek tam bir sıfırlanma anlamına geliyor; bu yüzden aynı özelliği Kled'de de korumanın önemli olduğunu hissettik.

Yazar Odin "WAAARGHbobo" Shafer Kled üzerinde çalışmaya başlamadan önce Jhin'in seslendirme metnini yeni tamamlamıştı. " Hayatın anlamı yok, ama ölümünün olacak," gibi replikler yazmaya aylarını adadıktan sonra biraz daha kaygısız şeyler yazmaya çoktan hazırdı. Sonuçta yordle dediğiniz kaygısız yaratıklardır, değil mi?

"Bineğiyle Kled'in bir nevi komedi ikilisi olmasını istiyorduk," diyor Shafer. "Özetle Skaarl savaşa girmek istemiyor ama Kled savaşa girmek için RESMEN can atıyor. Böylece an geliyor ve Skaarl tabanları yağlıyor ve Kled'i çileden çıkarıyor. Bu tuhaf ilişkileri, doğrudan oyun mekaniklerine de işliyor."

Aslında bu süreç iki taraflı işliyor ve mekanikler karakteri biçimlendirirken karakter de mekaniklerini biçimlendiriyordu. Kled'in hem binek sırtında hem de yerde savaşarak vakit geçireceğinden emin olduğumuzda, Shafer Kled'e iki aşamalı seslendirme replikleri hazırladı.

Kled her zaman gözünü karartmaktan yana ama Skaarl'dan indiği zaman iyiden iyiye kudurup saldırganlaşmaya başlıyor. Kled Skaarl'la uzun sohbetlere giriyor ama aslında Skaarl'ın olsa olsa bir köpek kadar zekâsı var; bu yüzden Kled konuşmalarında sürüngenimsi bineğine kendini yansıtıyor diye düşünebiliriz. Skaarl her kaçıp gittiğinde Kled kendinden bir parçayı yitiriyor ve bu da çok daha çılgın repliklere sebep oluyor.

Kafadan kontak bir ihtiyar yordle tanımı Deli Bozuk Süvari için yeterli değil. Vahşiliği, deliliği ve savaştan kaçmayı reddetmesiyle Kled'in karakterinin bütün nitelikleri, onu Noxus askerleri için bir simge hâline getiren şeyler. Hatta sadece simge değil, bir "caps" hâline. Kled, gelmiş geçmiş en acayip Noxus "capsi.".


O SIRADA TÜRKİYE'DE


“Biri bineğini kaybetmiş, bulmak için de poster çıkarmış. Dört bir yana haber salmamız lazım!” Böyle tanıştık Kled’le. Bineğiyle savaş peşinde koşan, arazisini (ki ona göre her yer kendi arazisiydi) korumaya düşkün bu tuhaf Noxus’lu, hiç de alıştığımız yordle tanımına uymuyordu. Vahşiydi, az biraz kafadan kontaktı ve kulaklarımızın pek de alışık olmadığı bir yerel ağızla konuşuyordu. Yerelleştirme deyince aklımıza hiçbir zaman çeviri gelmediği için, bu taşralı ağzı Türkiye’ye nasıl uyarlayabileceğimizi düşünmek için kafa kafaya verdik.

Daha önce de yerel ağızlar kullanmaya yönelik keşiflerde bulunmuştuk (Yettim gari!) ama bu karakterin güneyli Amerikan ağzı, öncekilerden hayli farklı ve yoğundu. Bu durumda bizi de zor bir karar bekliyordu; ya “güvenli oynayıp” yerel ağzı çok hafif tutarak karakterden ödün verecek ya da Kled’in karakterini en iyi şekilde yansıtmak için gözümüzü karartacaktık: Tıpkı Kled gibi.

Önümüzde hiçbir mücadeleden kaçmayan bir şampiyon varken bizim gözümüzü karartmamamız düşünülemezdi tabii. Böylece Kled’in Türkiye’ye özgü bir yerel ağızla konuşması gerektiği sonucuna vardık. Gelgelelim bu iş o kadar da kolay değildi. Anadolu çok zengin yerel ağızlara sahipti ve biz Kled’in taşralı yanını yansıtırken bütün oyuncuların onda kendilerinden bir şeyler bulmasını istiyorduk. Hareket noktamız Anadolu’ydu ama Anadolu’nun belli bir köşesinden hareket etmemeli, bütün Anadolu’yu kapsamalıydık. Buradan yola çıkarak Anadolu’da en yoğun karşılaştığımız kalıpları temel almaya karar verdik.

Böylece yerelleştirmeyi üstlenen Riot Lutuz ve Riot ZihniSihir olarak, Kled’le yatıp kalkmaya başladık. Yazışmaları onun ağzıyla yapıyor, toplantılarda onun vereceği türden tepkiler vermeye çalışıyorduk. Onunla bütünleştiğimizi hissettiğimizde oturup repliklere ilk hâllerini verdik. Ardından Riot Astrophe'nin katkılarıyla replikler son hâllerini aldı.

Bütün bunlar sürerken bir yandan da Kled’e Türkçe hayat verecek en uygun sesi bulmaya çalışıyorduk; zira oyunculuk, istediğimiz duyguyu yakalamak açısından büyük bir öneme sahipti. Pek çok isim düşünüp değerlendirdik ve sonunda hayalimizdeki Kled’i gerçeğe taşıyabilecek ismi bulduk: Ulan İstanbul, Keşanlı Ali Destanı gibi dizilerden yakından tanıdığımız tiyatro oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Beyti Engin. Karakteri kendisine anlatmamızın ardından oyunuyla bizim beklentilerimizin bile ötesine geçti.

Artık Kled’i sizinle paylaşmaya hazırdık ve “Kavuşma” adlı video ilk sınavımız oldu. Bu videoya ve içerik üreticilerinin yayımladığı içeriklere yaptığınız yorumları olumlu olumsuz ayırt etmeden her zamanki gibi dikkatle takip ettik ve kendimize yeni dersler çıkarmak için çabaladık. Bu çabamız hâlen devam ettiği ve hiçbir zaman sona ermeyeceği için Kled’in tasarımı ve yerelleştirmesine dair her tür yorumunuzu dört gözle bekliyoruz!

- Riot ZihniSihir, Yerelleştirme Yüzbinbaşısı


Adalet Meydanlarında görüşmek üzere!


9 months ago

Şununla etiketlendi: 
Kled